"Bazı Çocuklar Evlat Değil, Ailenin Yük Taşıyıcısı Olarak Büyüyor"

Uzman Klinik Psikolog Hatice Keltek, Cannes'da büyük ilgi gören "Manevi Değer" filmi üzerinden Türkiye'de çocuklara yüklenen duygusal ve ekonomik sorumluluklara dikkat çekti. Keltek, "Çocuklukta üstlenilen bazı sorumluluklar kişiyi olgunlaştırmaz, kendi çocukluğunu kaybeden yetişkinlere dönüştürür" dedi.
 Tarih: 14-06-2026 00:39:38

M. HALUK YALÇINKAYA / BSHABERLER  

Çalışan gençlerin aile bütçesine katkı sunmak zorunda kalması ve üniversite çağındaki gençlerin ev geçimine destek vermesinin yeniden gündeme geldiği bir dönemde, Uzman Klinik Psikolog Hatice Keltek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Keltek, Cannes Film Festivali'nde gösterimi sonrası 19 dakika ayakta alkışlanan "Manevi Değer" filmi üzerinden Türkiye'de çocukların üstlendiği aile yüklerini değerlendirdi.

Yıllar sonra bir cenaze nedeniyle aynı çatı altında buluşan iki kız kardeş ile onları terk eden babalarının hikâyesini konu alan film, Keltek'e göre yalnızca bir aile dramı değil; nesilden nesile aktarılan duygusal yüklerin ve "iyi evlat" olma baskısının da güçlü bir yansıması niteliğinde.

"Evlat Olarak Değil, Taşıyıcı Olarak Büyüyorlar"

Filmde Nora karakterinin çocuk yaşta ailesinin duygusal yükünü üstlenmek zorunda kaldığını belirten Keltek, bunun Türkiye'de birçok ailede görülen bir durum olduğunu söyledi.

Keltek, "Bir değeri taşımak insana ne zaman ağır gelir? O değeri taşımayı kendisi seçmediyse. Tercih değil de zorunluluksa. Çocuklukta üstlenilen bazı sorumluluklar kişiyi olgunlaştırmaz; tam tersine kendi çocukluğunu yaşayamayan yetişkinlere dönüştürür. Türkiye'de birçok insan evlat olarak değil, ailenin yük taşıyıcısı olarak büyüyor" ifadelerini kullandı.

Ebeveynleştirilen Çocuklar

Film boyunca Nora'nın aile içindeki sorunları çözmeye çalışan, kardeşini koruyan ve sürekli sorumluluk üstlenen kişi olduğuna dikkat çeken Keltek, bu durumun psikolojide "ebeveynleştirilmiş çocuk" olarak tanımlandığını belirtti.

Anne ve babanın üstlenmesi gereken duygusal sorumlulukların çocuğa devredilmesinin rol karmaşasına yol açtığını ifade eden Keltek, "Çocuk çocukluğunu yaşayamaz. Sürekli güçlü olmak zorunda hisseder. Yıllar sonra bile bir şey düştüğünde ilk refleksi onu tutmak olur. Çünkü hayatı boyunca düşeni tutarak var olmuştur" dedi.

Travmalar Sadece İnsanlarda Yaşamıyor

Filmin önemli sembollerinden birinin de aile evi olduğunu söyleyen Keltek, travmaların yalnızca bireylerde değil, aile hikâyelerinde ve mekânlarda da iz bıraktığını kaydetti.

Keltek, "Bazı insanlar yıllar sonra çocukluk evlerine döndüklerinde kendilerini yeniden aynı duyguların içinde bulabilir. Çünkü travmalar, ilişkiler ve hatıralar aracılığıyla yaşamaya devam eder" değerlendirmesinde bulundu.

"Affetmek Uzun Bir Süreçtir"

Filmin finalinde baba ile kız arasındaki ilişkinin tamamen onarılmadığını ancak yeni bir başlangıcın mümkün olduğuna işaret edildiğini belirten Keltek, affetmenin çoğu zaman yanlış anlaşıldığını söyledi.

Keltek, "Affetmek tek bir anda gerçekleşen sihirli bir olay değildir. Özellikle derin yaralar söz konusu olduğunda kişi önce yaşadıklarını anlamlandırır, yasını tutar ve sınırlarını yeniden kurar. Affetmek çoğu zaman bir karar değil, uzun bir psikolojik süreçtir" ifadelerini kullandı.

Görünür Olma Korkusunun Altında Ne Var?

Filmde Nora'nın sahneye çıkmakta zorlanmasının geçmiş yaşantılarıyla ilişkili olduğunu belirten Keltek, çocukluk döneminde eleştirilme veya cezalandırılma deneyimleri yaşayan bireylerin görünür olmaktan çekinebileceğini söyledi.

Keltek, "Bazı insanlar için sahne yalnızca sahne değildir. Bazen bir tiyatro salonu, çocukluk evinin yeniden kurulmuş hâlidir. Performans kaygısının altında yalnızca heyecan değil, geçmiş deneyimler de bulunabilir" dedi.

"Değer mi, Yük mü?"

Filmin merkezindeki temel sorunun "Manevi değer nedir?" değil, "Bir insan ne kadar yük taşımalıdır?" sorusu olduğunu vurgulayan Keltek, ailelerin ve bireylerin bu soruyla yüzleşmesi gerektiğini söyledi.

Keltek, "Manevi değerler kimliğimizi oluşturan önemli dayanaklardır. Ancak kişi taşıdığı değerin altında eziliyorsa, artık orada değer değil yük vardır. Bir değerin kıymeti, insanı kendinden uzaklaştırmasında değil; kendisi olarak kalmasına izin vermesinde saklıdır" diye konuştu.

  Kaynak: BSHABERLER
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER GÜNCEL Haberleri
HABER ARŞİVİ
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI