HAVA ALP
Hayatta bazı anlar vardır; insanı bir sözden ya da bir bakıştan çok daha derinden sarsar.
Çünkü inciten çoğu zaman hayatın ağırlığı değil, birbirimize gösterdiğimiz hafifliktir.
Bazen esirgenen bir selam bile insanın omzuna koca bir dağ gibi çöker.
Geçen gün köye, annemi ziyarete gittim.
Sabah serinliği dağılmamıştı; annemle kahvaltı yapıyorduk. Birden evin önünde bir araba durdu. ‘Sen kahvaltına bak anam, ben bir bakayım,’ dedim.
Ne zil çaldı, ne ayak sesi geldi.
Merak edip dışarı çıktım. Bir an sonra fark ettim ki gelen araba eniştemin arabasıymış. Arabayı park edip traktöre binmiş, tarlaya gidiyordu…
Akşama doğru baktım, araba bahçede yoktu.
Meğer eve uğramış, işini halledip gitmiş.
Ama anneme ne bir ‘nasılsın?’, ne bir “selamünaleyküm”…
İnsanı yaralayan bazen hayatın zorlukları değil; en yakın bildiklerinin umursamazlığıdır.
O an düşündüm: Kalabalık aileler sohbeti çoğaltır mı?
Çok çocuk sahibi olmak mutlaka vefa getirir mi?
Az çocuk olmak sevgiyi eksiltir mi?
Hayır. Sayının bir önemi yok.
Makbul olan, gönülden kopan bir sıcaklıktır; kapı eşiğine bırakılan samimi bir selamdır.
Bugün apartmanlarda birbirine selam vermeyen komşular var. Sokakta göz göze gelmekten kaçınan insanlar…
Bir selamdan kaçarken aslında kendi insaniyetimizden de kaçıyoruz.
Evin kalabalık olması yalnızlığı ortadan kaldırmaz; ama bir tek insanın içtenliği, koca bir köyün sessizliğine bile ses katabilir.
Bazen düşünüyorum: Ne zaman bu kadar aceleci olduk?
Bir selamı çok görecek kadar mı yorulduk birbirimizden? Sorulması gereken ‘kaç kişiyiz’ değil; ‘kaçımız hâlâ insan kalabiliyoruz?’
O gün eniştemin selamsız geçişi kısa sürdü.
Ama bıraktığı sızı uzun uzun kaldı içimde. Yaş aldıkça bazı insanların daha olgunlaşmasını bekliyor insan; fakat meğer yaş almak her zaman doğruya doğru, güzele güzel gitmiyormuş.
Ve ben o gün bir kez daha anladım: İnsan olmak, büyük işler başarmak değil; bir gönüle uğrayıp ‘buradayım’ diyebilmek kadar basit, bir selam vermek kadar kolaydır.
Selam, sadece insana değil; yaratılan her varlığa, Yaradan'dan ötürü verilen bir esenlik dileğidir.
Selam vermek, insanın kalbini tüm kâinata açmasıdır.
İşte bu bilinçle, İsimsizler Kollektifi'nden yayılan o sözü tekrarlıyorum: Selam olsun kâinata.
Bazen bir selam, yıllardır kapalı duran bir kalbin kilididir.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|