HAVA ALP
Daha önceki yazılarımda Bulgaristan'da ziyaret ettiğim Kırcaali, Darıdere ve Eğridere'nin bende bıraktığı izlenimleri sizlerle paylaşmıştım.
O coğrafyanın atmosferinde beni etkileyen yol hikayelerimi yazmaya devam edeceğim.
Ancak bugün o seyahatin bende tetiklediği bambaşka bir yolculuğa, iç dünyamızın derinliklerine kendi içimize doğru yaptığımız öze yolculuğa değinerek başlamak istiyorum.
Hayat, tıpkı engin bir nehirde hiç durmadan akan su misali, bizleri de kendi akışına kapıp sürüklüyor. Günün telaşı, evin koşturmacası, işin bitmek bilmeyen yükü, sevdiklerimizin beklentileri derken, çoğu zaman kendi iç sesimizin fısıltılarını duyamaz hale geliyoruz. İşte tam bu karmaşanın ortasında, bir an durup ‘Ben kimim?’, ‘Ne yapıyorum’ diye sormak, cesaret isteyen bir yüzleşmedir.
Bu basit gibi görünen soru, aslında benliğimizin en derin katmanlarına doğru yaptığımız yolculuğun en önemli adımıdır, öyle değil mi?
Öze doğru bu keşif yolculuğu, dış dünyanın gürültüsünü nazikçe susturup, içimizde her daim var olan o dingin sessizliğe kulak vermekle başlıyor.
Bazen sıcak bir fincan kahve eşliğinde pencereden süzülen yağmurun dinginliğini, güneşin iç ısıtan parıltısını ya da ayın gizemli ışığını izlerken yakalarız o anı.
Bazen de bir kağıda içimizden geçen karmaşık duyguları dökerken buluruz kendimizi.
Burada asıl olan, içimizde usulca fısıldayan o küçük ama güçlü sese, kalbimizin en derininden yükselen o çağrıya kulak vermektir.
Yıldırım Belediyesi'nin kardeş şehri olan Cebel'e yaptığım son ziyarette işte tam da bu türden, içime dönüp kendimle baş başa kaldığım kıymetli anlarla doldu.
Cebel'in yeşillikler içindeki silüetinde, geceleri gökyüzündeki yıldızların altında kendi özüme dokunabildiğim o anların huzuru tarif edilemezdi.
Bu şirin şehri daha önce de ziyaret etmiş olsam da bu kez bambaşka bir atmosferle karşılaştım.
Yolları, kaldırımları, adeta tüm çehresi yenilenmişti.
Anlaşılan o ki, Cebel de benim gibi bir ‘öze dönüş’ hareketiyle yenilenme, değişim ve dönüşüm yolculuğuna çıkmıştı.
İlk ziyaretimdeki Cebel'in o biraz yorgun, zamana yenik düşmüş halini hala hatırlıyorum.
Taş duvarlarında, toprağına sinmiş hatıralarında, hatta solmuş tabelalarında bile hissediliyordu bu.
Ancak şimdi, yapılan titiz çalışmalarla, pırıl pırıl yeni yolları, devam eden inşaatları, düzenli otopark alanları ve park alanlarına dikilmiş rengarenk çiçekleri, oluşturulmuş yeşil alanlarıyla şehrin o eski, yorgun hali yavaş yavaş bir tebessüme dönüşmeye başlamış.
Şehirdeki bu gözle görülür, hayranlık uyandıran değişimde elbette ki yerel yönetimin vizyoner yaklaşımı ve özverili çalışmaları büyük rol oynuyor.
Cebel Belediye Başkanı Sayın Necmi Ali ve değerli ekibini bu başarılı dönüşüm için yürekten kutluyorum.
Yapılan bu modern çalışmalarla adeta bir Avrupa şehri kimliğine bürünen Cebel, aynı zamanda köklerini, o kendine has özgün kimliğini de titizlikle koruyarak gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor.
İlk ziyaretimdeki halinden böylesine farklı bulduğum bu güzel şehirle yaptığım yolculuk, adeta kendi iç dünyama doğru da bir keşif yapmama vesile oldu.
Galiba, tıpkı Cebel'in yenilenen yüzünde gördüğümüz gibi, kendi hakikatimize yaklaştıkça hem iç dünyamızla hem de dış dünyayla kurduğumuz bağlar derinleşiyor.
Öze yolculuk, bilinmeyene doğru atılan heyecan verici bir adım, kendimizi yeniden tanıma fırsatı ve en nihayetinde, kendimize verebileceğimiz en değerli hediye.
Tıpkı Cebel'in taptaze çehresiyle bana sunduğu o umut dolu başlangıç hissi gibi...
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|