HAVA ALP
  Güncelleme: 28-07-2025 19:21:00   06-07-2025 23:29:00

Havadan Sudan Sohbetler (Çocuk Her Zaman Kazanır)

Çocukluk, hayatımızın en saf, en üretken ve belki de en savunmasız dönemi. Tıpkı gökyüzüne bakıp bulutları dev bir arıya, bir sincaba ya da masalsı bir halıya benzettiğim günler gibi...

O buluttan halının üstünde oturduğumu hayal ederek tüm dünyayı gezdiğim anlar...

İşte o zamanlar geldiğinde, içimde bir yerlerde seksek oynamayı, ip atlamayı, hele ki saklambaç oynamayı ne çok özlediğimi fark ediyorum.

Çocukluğun o saf neşesi, keşfetme arzusu ve sınırsız hayal gücü... Bugün bile yüzümde bir tebessüm oluşturuyor.

Ancak çocukluk anıları her zaman gülümseyerek ve özlemle andığımız hatıralar olmayabilir…

Bazen bizi derinden yaralayan, iz bırakan anılar da zihnimizin bir köşesinde kalır.

İşte bu noktada içsel yolculuğumuz başlar; çünkü o anılar, bugünkü benliğimizin inşasında önemli bir rol oynar…

Kalabalık bir ailenin altıncı çocuğu olarak dünyaya geldim. Üç yaşlarında olduğumu tahmin ettiğim bir zamanda, her zaman bizi ziyaret eden sevgili Fatma Teyzemiz vardı.

Onu o yaşlarda bile çok severmişim ki, bir gün ‘Çocukları leylek getirir’ ama ben seni derede buldum, bu eve getirdim," deyince, ona inanıp köyüne dönerken peşine takılmış, güya beni bulduğu o dereyi aramaya çıkmışım. Küçük adımlarımla onu yakalayamasam da, evden oldukça uzaklardaki bir dere kenarına ulaşmayı başarmışım. Sonrası ise sıcaklık ve yorgunluktan gelen bir baygınlık...

Orada ne kadar kaldığımı hatırlamıyorum ama annemin sesiyle beni saran güvenli kollarını ve mis kokusunu hâlâ hatırlıyorum.

Gözlerimi açtığımda yaşadığım o an, hayatımda derin izler bıraktı. Belki de o küçük kızın içinde hissettiği terk edilme korkusu, annenin şefkatli kollarında yeniden hayat bulan güven duygusuyla yer değiştirdi... İşte bu anılar, bugün bile beni düşünmeye itiyor.

Şimdi, kendi derinliklerimize doğru çıktığımız bu yolculukta o küçük kıza, yani çocuk olan benliğimize ulaşmaya çalışıyoruz.

Çünkü içimizdeki çocuk, sadece geçmişten gelen bir anı değil, aynı zamanda şimdiki duygusal tepkilerimizi ve davranışlarımızı etkileyen canlı bir parçamız.

O anıları anlamak, onlarla yüzleşmek ve belki de en önemlisi, o küçük çocuğa bugünün bilgeliği ve şefkatiyle sarılmak; iyileşme ve bütünleşme yolunda atacağımız en değerli adımlardan biri.

Çocuk olmanın verdiği sağlık, neşe ve o saflıkla elde edilen kazanımlar... Çok değer verdiğim isimsizler kollektifi olarak adlandırabileceğim bir ekolde duyduğum bir söz, ‘Çocuk her daim kazanır’.

Gerçekten de çocukken bir şekilde istediklerimizi elde ederdik.

Şimdilerde, içimdeki o saf ve masum çocuğa doğru yaptığım bu yolculukta, bunca zamandır onu yalnız bıraktığımın farkına varmanın hüznü var. Ancak bu hüzünle birlikte, farkındalığın getirdiği bir mutluluk da içimi sarıyor.

İç yolculuklar bazen böyle olur; hüzünle bizi saran bir mutluluk ve sevgi gün yüzüne çıkar. Bazen bir arkadaşınızla yaptığınız bir sohbet, sizi o günlere götürebilir. Çünkü ancak derinliklerden gelen sevgiyle kurarız gerçek iletişimi. Dünyaya ait hırsların, kavgaların yerini; güven, huzur ve anlayış alır.

İyice baktığınızda göreceksiniz ki, yaşadığınız tüm acılar ve hüzünler geçmişte kaldı.

Şu anda, tam da burada, içinizdeki çocuğa bir selam verin…

Ve onunla birlikte, içinize yayılan sonsuz huzuru derin bir nefesle hissedin. İsimsizler kollektifinden bir sözle bugün ki yazıma son veriyorum. ‘Herşey dünde yaşandı.’

  Bu yazı 3178 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARŞİVİ
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI