HAVA ALP
Hayat, çoğu zaman fark ettirmeden üstümüze kapanan bir perde gibi davranıyor.
Günün telaşı, yerleşik alışkanlıklar ve ezbere yürüdüğümüz yollar; bakıyoruz ama görmediğimiz anların çoğalmasına neden oluyor.
Tam da bu yüzden, Yeni Dönemde Türkiye’de Okültizm kitabı kapsamında bir söyleşide, İsimsizler Kolektifi’nden arkadaşım yazar Kerem Mayadağlı’nın dile getirdiği cümle zihnimde uzun süre yankılandı:
‘Kör noktalarımızı tespit edip yolumuzu 2026 yılına hazırlıklı girmek için açmalıyız.’
Mayadağlı’nın verdiği örnek aslında hepimizin hayatında bir karşılığı olan türdendi: Yıllarca her gün önünden geçtiği bir ağacı fark etmemiş olması… Ağaç oradaydı; değişmeyen bir tanık gibi yıllar boyunca olduğu yerde duruyordu. Fakat göz bazen hakikatin kendisine körleşir. O ağaç, hayatlarımızda farkına varmadığımız alanların güçlü bir sembolü hâline geliyor: Görmek istemediğimiz ya da görmeyi ertelediğimiz kör noktalar.
Bu kör noktalar, bana göre ruhun karanlıkta bıraktığı odalardır. İçlerinde büyük sırlar değil, çoğu zaman üstünü örttüğümüz duygular, ertelenmiş yüzleşmeler ve yarım bırakılmış cümleler bulunur. O odaların kapısını aralamak sanıldığı kadar cesaret gerektirmez; yalnızca ışığı biraz daha içeriye çevirmek yeterlidir.
Peki kör nokta dediğimiz şey, hayatlarımızda neye benzer? Çoğu zaman kendimizi sabote eden ama alışkanlığa dönüştüğü için fark etmediğimiz inanç ve davranış kalıplarıdır bunlar. Aynı tartışma yöntemini tekrarlamak… Hep benzer ilişkilere yönelmek… Başarısızlık korkusuyla önemli işleri ertelemek… Ya da yaşadığımız olumsuzlukların sorumluluğunu sürekli dış faktörlere yükleyerek kurban rolünü sürdürmek… En karanlık oda, çoğu zaman kendi payımızı görmekten kaçındığımız o alandır.
Bu mesele bana çok sevdiğim bir ablamın yıllar önce yaşadığı bir olayı hatırlatır. Çocuklarının bir trafik kazası geçireceği korkusunu içinde öyle büyütmüştü ki, bu düşünce neredeyse hayatının etrafında dolaşan görünmez bir gölgeye dönüşmüştü. Bir gün, korktuğu sahnenin bir benzeri yaşandı: Kızına bir taksi çarptı. Neyse ki sonuç hafifti. Fakat o gün ablam, yıllardır taşıdığı o negatif senaryoların aslında kendi kör noktası olduğunu fark etti. Ve kendine kısa ama çok güçlü bir söz verdi:
‘Artık hiçbir yakınım için karamsar senaryolar kurmayacağım.’
İnsan bazen bir cümleyle, bazen bir kaza ile, bazen de yıllardır görmediği bir ağaçla karşılaşınca perdeler aralanmaya başlar. Çünkü görmek, niyetle başlar.
2025 yılının sonuna yaklaşırken belki de hepimiz için aynı soruyu sorma zamanı geldi: Hangi döngünün içinde sıkışıyoruz? Hangi alışkanlık elimizi kolumuzu bağlıyor? Hangi düşünce içimizde ağırlığa dönüşmüş durumda? Bu yılın sonu, tüm bunları dürüstçe sorgulamak için iyi bir eşik.
İnsan, kör noktasını gördüğü anda yalnızca fark etmekle kalmaz; özgürleşmeye de başlar. Hayatın küçük mucizeleri çoğu zaman işte tam bu anda belirir: Bir anda görünür hâle gelen bir ağaçta, hafiflediğimizi hissettiren bir cümlede, kapanan bir döngüde…
Ve son bir soru, belki de en önemlisi: Benim kör noktam nerede saklanıyor?
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|