HAVA ALP
  Güncelleme: 26-09-2025 16:43:00   24-09-2025 13:13:00

Üzüm Salkımında Saklı Hayat

Sonbahar geldiğinde çoğu insanın içinde hafif bir hüzün belirir. Ağaçlar yapraklarını döker, kuşlar göç yoluna çıkar. Kimine göre bir son, kimine göre ise yeni bir başlangıçtır bu mevsim. Ama her durumda, insanı durup düşünmeye çağırır.
Benimse sonbahar deyince aklıma üzüm, üzüm deyince de babam gelir.

Babam her yıl toprağa bir asma dikerdi. Elinde küreği, kalbinde güneşin ışığıyla… O, sadece bir fidan değil; geçmişe duyduğu saygıyı ve geleceğe olan umudunu da toprağa ekerdi. Ona göre üzüm sadece bir meyve değil, hayatın kendisiydi.
‘Üzüm, yaşamın özüdür,’ derdi. ‘Tazeyken candır, kuruyken azıktır. Yoklukta da varlıkta da şifadır.’

Bir üzüm salkımı, onun gözünde bir aile gibiydi. Bir arada duran ama her biri farklı tatta olan bireyler... Bazı taneler daha dalındayken kararır ve düşerdi. ‘Bu hayata tutunamadı,’ derdi. Hayatın gerçeklerini bir salkım üzümde görür, hepsi için dua ederdi.
Asma, onun için hayata tutunmanın; üzüm ise emeğin ve sabrın meyvesiydi.

Üzümün hamlıktan tatlılığa giden yolculuğu aslında insanın da yolculuğu değil mi? Hayatın rüzgârını, güneşini, toprağını gören insan da zamanla olgunlaşır. Sabırla, tecrübeyle ve içe dönerek kendini tanımaya başlar. Zayıf yönlerini, güçlü yanlarını, neye inandığını ve ne için yaşadığını keşfeder.
Bu yolculuğun sonunda insan, sadece kendini değil, hayatı da daha iyi anlar.
Tıpkı üzüm gibi, en tatlı hâline ulaşır.

Babamın bir de öğüdü vardı:
‘Hayata asma gibi sarıl. Sabırla, sevgiyle, köklerinden kopmadan… Geçmişinle bağını koparma, geleceğe uzan.’

Üzüm deyince, bir efsane gelir aklıma: Kız Kulesi’nin hikâyesi.
Bir falcının kehaneti üzerine, kızını yılandan korumak isteyen kral, onu denizin ortasında bir kuleye kapatır. Ama bir gün, bir üzüm sepetinin içinde gizlenen yılan kuleye girer. Kız, sevdiği meyveyi açtığında, kader de kapısını çalar.
Üzüm o gün hem bir sevincin hem de bir vedanın taşıyıcısı olur.
Bu hikâye, hayatın kontrol edilemeyen yanlarını ve en tatlı anların bile nasıl beklenmedik sonlar barındırabileceğini çok güzel anlatır.

Bugün elime bir salkım üzüm aldığımda, sadece bir meyve görmem.
Babamı hatırlarım. Onun terini, emeğini, sözlerini...

Ve bana bıraktığı mirası düşünürüm.
İsimsizler Kolektifi’nin öne çıkardığı şu sözle tamamlanır o miras:
‘Hayal etmeden başaramazsınız.’

Kendi asmanızın üzümlerinin tatlı olmasını istiyorsanız, önce onu hayal etmelisiniz.
Babamın bana öğrettiği gibi:
Hayata asma gibi sarılın, köklerinizi toprağa salın ve hayallerinizdeki en tatlı üzümleri yetiştirin.

  Bu yazı 2128 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARŞİVİ
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI