HAVA ALP
(Havadan Sudan Sohbetler...)
Selam olsun İncire
Zeytin ağacı…
O, yalnızca toprağın sunduğu bir meyve değil; sabrın, direncin ve bereketin sembolüdür.
Köyümüzde sonbahar geldi mi, zeytin telaşı başlardı. Kolay iş değildi bu.
Hele dağlık arazideki ağaçlardan zeytin toplamak…
Her taneyi eğilerek, dikkatle toplardık.
Çünkü zeytin, emek ister. Ama karşılığında, hayatın özü olan yağını verir.
Ben daha küçücükken, sabahın ayazında, uykulu gözlerle annemin hazırladığı azığı alarak yola çıkardık.
Babamın ve ablamların arkasından yetişmeye çalışırdım.
Babam ilk olarak en yaşlı ağacın zeytinini toplamaya başlardı.
O hep aynı ağaca yönelirdi. Yaşlı, gövdesi çatlamış, koca bir zeytin ağacı…
Bazen zeytin toplarken yorulur, gölgesine sığınırdım. Gözlerimi kapatır, anneannemin bu ağaçların nasıl yıllar önce dikildiğini anlattığı anıları hatırlardım.
Derdi ki, kızım bu ağaçların bazılarını biz diktik bazılarını dedelerimiz dikti, ama gölgesinde siz büyüyeceksiniz.
Şimdi ben büyüdüm, o ağaçlar hâlâ orada. Altlarında artık bizim çocuklarımız oynuyor. Zeytin, bir kuşağın emeğini alıp, diğerine yaşam sevinci olarak bırakıyor.
Hayatın zor zamanlarında hep o ağacın gücünü hatırladım. Nasıl ki zeytin ağacı kayalara tutunarak hayatta kalıyorsa, ben de hayata öyle tutundum.
Zeytin ağacı, rüzgâra, soğuğa, kuraklığa karşı ayakta kalır. İnsan da zorluklar karşısında kök salmayı öğrenmelidir. Bu haliyle bize dirençli olmayı öğretir. Hemen meyve vermez. Hayatta anlamlı şeyler zaman ister. Bu nedenle sabırlı olmalıyız.
Zeytin ezilince saf yağa dönüşür. Eskiden kandillerde ışık olurdu bu yağ.
Kalp de zorlukla arınır, sevgiyle ışık saçar. Büyük âlimler, zeytini kalbe benzetirdi.
Çünkü nasıl zeytin ezilince özü ortaya çıkıyorsa, kalp de sınandıkça derinleşir ve güzelleşir.
Bir çocukluk hatıram daha var: Bir gün tarlada zeytinleri taşırken elimden sepet düşmüştü. Zeytinler yere dağılmıştı. Çok üzülmüştüm. Babam gülümseyerek yanıma geldi: “Topla hepsini, ziyan etme. Her tanesi bir yılın emeği, dedi. O söz hâlâ kulağımda çınlar. Belki de bu yüzden, bugün hayatta hiçbir şeyi kolayca bırakmam.”
Zeytin ağacıyla ilgili eski bir efsane de geldi aklıma: Rivayete göre, bir gün ormandaki ağaçlar kendi içlerinden bir kral seçmek ister. En uzun ömürlü, en dayanıklı olan zeytin ağacına giderler.
Zeytin ağacı bu onurlu teklifi geri çevirir ve şöyle der: “Kral olmaktansa, insanlara meyvem ve yağımla hizmet etmeyi seçerim.”
Zeytin ağacı gücünü göstermeye değil, paylaşmaya adar. O yönetmeyi değil, faydalı olmayı seçer.
Hayat seni nereye savurursa savursun, sen özünden vazgeçme. Tıpkı zeytin gibi…
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|