M. HALUK YALÇINKAYA
Geçtiğimiz hafta, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde, 4. Niğde Ulusal Kısa Film Festivali gerçekleşti.
Öncelikle; sinemanın konuşulduğu ve tartışıldığı bu çok önemli festivalde bulunmaktan onur ve gurur duyduğumu belirtmek isterim.
Kampüs, ders notlarının ve sınav telaşının ötesine geçip bambaşka bir heyecana sahne oldu.
Niğde Ulusal Kısa Film Festivali, sadece gençlerin hayallerini beyaz perdeye taşımakla kalmadı, Niğde’nin tarihini, doğasını ve samimi ruhunu yeniden hatırlattı.

Bu güzel şehri bilmeyenler için birkaç not düşmek istiyorum…
Niğde, Anadolu’nun kalbinde duran, sessiz ama derin bir şehir.
Bir yanda bin yıllık Niğde Kalesi’nin gölgesi, diğer yanda Aladağlar’ın görkemi…
Eski Kilise’nin harika bir kütüphaneye dönüştürülmüş olmasını görmek de beni hem etkiledi hem heyecanlandırdı…
Her yanı tarih kokan bu şehrin dar sokaklarında bulunan taş konaklar, hanlar ve camiler insanı adeta büyülüyor ve geçmişe yolculuğa çıkarıyor…
Ayrıca geçmişten bugüne sessizce hikâye anlatıyor.
İşte tam da o hikâyelere bu kez gençlerin kamerası eşlik etti.
Üniversite kampüsü festival boyunca adeta bir film platosuna dönüştü.
Kimi öğrenci yarışmaya katılan yönetmen, kimi senarist ile film sonrası sohbetler festivale derinlik kattı.
Her filmde bir parça Niğde’nin doğallığı, bir parça gençliğin umudu vardı.
Festivalin ilk gününden son gününe kadar gerek yönetmenlere gerek bana yardımcı olan sinema televizyon öğrencileri, başta Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Selen Gökçem ve festival koordinatörleri Dr. Fatih Diren ve Doç. Yavuz Akyıldız ile beraber sadece sinema sanatının önem kazandığı, gereksiz abartıdan uzak festival günleri yaşadık. Emeklerine sağlık.
Belki büyük şehirlerin ışıkları kadar parlak değildi, ama Niğde’nin bu mütevazı atmosferinde bir şey çok belirgindi:
Çünkü: “Samimiyet” vardı.
Festivalin ödül törenine Üniversite Rektörün Prof. Dr. Hasan Uslu, Belediye Başkan Yardımcıları, jüri üyeleri ve tüm öğrencilerin bulunduğu bir ödül töreni yapıldı.
Ödül alan filmlere gelince;
Kurmaca’da "Kravat" filmi, "Pirlerin Düğünü" belgesel dalında, "Gölgeden Öteye Yer Yok" ise öğrenci filmleri kategorisinde en iyi film ödülünü aldı.
Mansiyon ödüllerini ise öğrenci filmleri "220", kurmaca "Bir Aile", "Sakın Söyleme", belgeselde ise "İsmimi Yaz" ödülleri aldı.
Başka, başka film festivallerinde, adını söylemeyeyim şimdi buradan,
(onu da yeni duydum) jüri oluşturulduğu hâlde, jürinin haberi olmadan önüne gelene ödül verilmesi gibi olaylar duyuyorum.
Ve bunları kınıyorum!
Bu festival, üniversite bünyesinde yapılan ve RTS öğrencilerini bilgilendirmeye, teşvik etmeye çalışan bir film festivali oldu.
Hatırlatmak isterim ki;
Niğde her zaman sessiz bir şehir olarak anılır, ancak bazen en güçlü sesler sessizlikten doğar.
Bu festival, o sessizliğin içinden yükselen güçlü bir sanat sesi oldu.
Umarım bu üniversiteden birçok başarılı, sinema sanatına gönül veren arkadaş çıkacak.
Sinemanın yıldızı bu kez Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde parladı diyebiliriz.
İyi seyirler.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|