NAZAN BOZAN
  06-09-2025 18:49:00

Ekrandaki Bursa

3-2-1..... Giriyoruz...

Son günlerde rüyalarım bile bu anons ile başlıyor neredeyse...

Evet....

Pandemiden sonra uzun bir ara verdiğim TV programlarıma hızlı bir girişle başladım. Üstelik haftada iki gün canlı yayınla.

Herşey tatile gitmeden önce telefonuma gelen "Nazan başkanım, müsait olduğunuzda görüşebilir miyiz" mesajıyla başladı.

Konu ve içerik belirtilmeyen mesaja "Tatil dönüşü tabi ki" diye yanıt verdim.

Güzel ve keyifli bir tatil yaptım.

Japonların orman banyosu dedikleri detoks için tatil dönüşü rotamı İznik'e çevirdim. Şennur'un göl kıyısında zeytinlikler içindeki bağ evinde bol oksijen soludum, her sabah bahçeden taze biber, salatalık, domates topladım.

İnciri en taze haliyle dalından yedim.

Gölden yeni tutulmuş yayın, sazanı zeytinyağında kızartıp, mangalda közlenmiş kırmızı biber ile şölen havasında yemek sofraları kurduk.

Akşamları göl kıyısında o şahane gün batımını izledik.

Geceleri üç kadın muhabbetin dibine vurduk, güldük, sohbet ettik, dertleştik.

Bu göl kıyısındaki huzur kokan ahşap evde "Günaydın" dedik yeni güne.

Akşamları yaktığımız ateşin gölgesinde bir sevdalı gibi buluşan sonra kıyıdan ayrılan dalgaları izledik radyodan gelen nağmelerle.

Keyifli, sarhoş edici, huzur dolu tartışmasız çok güzel günlerdi.

Tabii ki her güzel şey gibi sayılı günler bitti, eve  döndüm.

Tatilin o tatlı rehavetini atamamıştım ki üzerimden telefonuma yine bir mesaj düştü. "Nazan başkanım bugün saat 14.00 de görüşebilir miyiz?"

Hani güneş, deniz, sahil modu öyle bir günde gerçekle rezone olmuyor ya, hahh  işte tam da böyle bir gündeyim.

Ama bir yanıt vermek lazım. "Bir kahve içeyim, kafamı toparlayıp dönüş yaparım diyorum içimden.

10 dakika sonra mesaja dönmemeyi saygısızlık olarak gören ruhum yüzünden zamanda biraz esneklik gösterip kabul ediyorum öneriyi.

Saat 15.00’da TV kanalından içeri adım atıyorum. Kısa bir görüşme ve stüdyoyu görmek istiyorum.

O çok bildik, tanıdık, özlemle karışık duygu yakalıyor beni.

Koltuğa oturuyorum, kameralar açılıyor, konuğum karşımda.

Nereden ve nasıl çıktığını anlayamadığım bir "Evet" dökülüyor ağzımdan.

Tekrar görüşme odasına geçiyoruz.

Bir kez daha detay konuştuktan sonra haftada iki gün canlı yayınla ekranlarında olmayı kabul ediyorum.

Aman Allah'ım... Haftada iki gün canlı yayın ayda 8 program demek.

Cumartesi günleri Sanat Programı sunuyorum.

Salı günleri ise 16. Gün Buluşmaları.

Malum 7 kuşaktır Bursalıyım.

16. Gün Buluşmaları da Bursa'da sektöründe başarılı kişileri, kuruluş ve toplulukları seyirciyle buluşturmaya yönelik bir program. Tofaş Anadolu Arabaları Müzesinde 2 aydır can dost Muhammed İkbal Bakırcı ile hayata geçirdiğimiz bir proje.

Şimdi daha geniş kitlelerle buluşma fırsatı sunuyor bana.

Bursa üretken ve dinamikleri yüksek bir şehir. 16. Gün buluşmaları için sınırsız alan.

Sanat programı için derya deniz.

Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Yıldırım Gürses gibi efsane sesleri, Erdinç Çelikkol gibi unutulmaz besteciyi yetiştirmiş son yıllarda Fettah Can gibi bir sanatçıyı Türkiye sahnelerine uğurlamış;

Erkan Can, Hâlil Ergün, Ata Demirer, Hande Ataizi, Eser Yenenler ' i koynunda büyütmüş, Yıldırım Mayruk, Atıl Kutoğlu ile moda dünyasını sallamış, Muazzez ilmiye Çığ, Nezihe Meriç, Pınar Kür ile hafızalara kazınmış, Sabiha Gökçen ile tarih yazmış bir şehirde  sanat programı yapmak tarifsiz bir mutluluk, keyif veriyor bendenize.

Her program ile öğrenci rolünde oluyorum, her programda öğrendiklerini paylaşan öğretici.

Uludağ TV ekranlarında her Cumartesi ve Salı saat 15.00 de buluşuyoruz.

Biz de kalın

Bizimle kalın..

  Bu yazı 5671 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARŞİVİ
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI