SEVİNÇ ÇELEBİ
  Güncelleme: 28-04-2026 23:22:00   28-04-2026 23:21:00

“‘Nilüferliyim’ Demek Neden Bu Kadar Önemli?”

Dün akşam Podyum Davet’te anlatılanlar, iki yıllık bir faaliyet raporundan fazlasıydı.

Şadi Özdemir’in vurguladığı “aidiyet” duygusu, bir kentin yalnızca projelerle değil, güven ve ortak akılla büyüdüğünü bir kez daha gösterdi.

2 Yıl Değerlendirme toplantısında bir bilanço anlatıldı…

Ama rakamların, tabloların, sunumların arasından yükselen asıl şey bir duygu oldu.

Bir kente dair duygu.

İki yılını anlatmak üzere sahneye çıkan Şadi Özdemir, aslında projelerden çok bir hissin altını çizdi:

“Nilüferliyim” demenin anlamı…

Çünkü bazı şehirler vardır; yollarıyla, parklarıyla, binalarıyla büyür.

Bazı şehirler ise…

İnsanların kalbinde yer ederek.

Nilüfer’in son iki yılı tam da bu ikinci tarifin peşinde geçmiş gibi görünüyor.

Bir belediye başkanının “kurallara göre yönetim” demesi teknik bir ifade gibi gelebilir.

Ama bu sözün arkasında başka bir şey var: güven.

Kişiye göre değil, kurala göre işleyen bir sistem…

Kapısı çalındığında ayrıcalık değil, adalet dağıtan bir anlayış…

Belki de uzun zamandır en çok özlenen şey bu değil mi?

Ve bu yüzden, anlatılanlar arasında en dikkat çekici olan projeler değil; yaklaşımın kendisiydi.

“Mahalle onay vermezse yapmıyoruz” cümlesi, kulağa basit bir yöntem gibi gelebilir.

Oysa bu, bir yönetim biçiminden fazlası…

Bir teslimiyet.

Yani “ben bilirim” yerine,

“biz birlikte karar veririz” diyebilmek.

Kent dediğimiz şey biraz da bu değil mi zaten?

Aynı sokakta yürüyen insanların, aynı kararda buluşabilmesi…

Elbette işin bir de görünmeyen tarafı var.

Mali disiplin, toparlanan bütçeler, kısalan ödeme süreleri…

Bunlar manşet olmaz çoğu zaman.

Ama bir kentin omurgasıdır.

Çünkü bir şehir, ancak ayakları yere bastığında hayal kurabilir.

Belki de gecenin en çarpıcı cümlesi şuydu:

“Paramız Nilüfer halkınındır.”

Bu cümle, alışıldık bir söylem gibi duyulabilir.

Ama doğru yerde, doğru şekilde söylendiğinde…

Bir hatırlatma olur.

Kime hizmet edildiğini,

Kimin adına karar verildiğini,

Kimin parasının harcandığını…

Unutmamak için.

Ve işin en insani tarafı…

Kadınların, gençlerin, çocukların, dezavantajlıların…

Kendini güvende hissettiği bir şehir hayali.

Çünkü bir kenti kent yapan şey yalnızca altyapı değil,

İçinde yaşayanların huzurudur.

Dün akşam anlatılan iki yılın özeti aslında şuydu:

Bir şehir inşa etmek kolaydır.

Ama o şehirde “ait hissettirmek”…

İşte asıl mesele budur.

Nilüfer, anlaşılan o ki,

Tam da bunun peşinde.

Ve eğer bir gün birileri bu kente bakıp

“Ben buraya aitim” diyorsa…

İşte o zaman,

En büyük proje hayata geçmiş demektir.

  Bu yazı 233 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARŞİVİ
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI