NAZAN BOZAN
  02-05-2021 20:59:00

İki ezan arası

Hızlı adımlarla ilerliyorum Heykel'de.

Bu güzel ve güneşli cumartesi akşamına hiç uymayan bir sessizlik ve kimsesizlik hakim caddelerde.

Önümden hızla yavru kedi büyüklüğünde geçen fare minik bir çığlık atmama sebep oluyor.

Başka zaman olsa Heykel'de ne kadar insan varsa attığım çığlık nedeniyle bana bakardı, şimdiyse farenin bir anlık şaşkınlığı ve benim ürkek bakışlarımla savruluyoruz kaldırımda.

Aman Allah'ım! İnsanlar sokaklardan çekilince mi bu kadar büyüdü bunlar,  ya da hep böylelerdi de ben mi bilmiyordum. Hızlı adımlarımı koşar adımlara çeviriyorum, sokağın ıssızlığı bir anda ürpertici geliyor gözüme.

Oysa ne çok severim ılık bahar akşamlarında Heykel'de yürüyüş yapmayı.

Tüm güzel şeyler bir bir gidiyor hayatımızdan.

Halbuki yaşam koşuşturması içinde ne güzellikleri ıskalamışız farkında olmadan.

 Alışverişimi tamamlayıp bir an önce eve dönebilmenin telaşındayım.

Sokakta her köşe başında duran polis araçlarına bakıyorum.

Etrafı boş gözlerle süzen genç polis belli ki bir bezginlik içinde. Gülümseyerek selam veriyorum belli belirsiz gülümsüyor o'da.

Elimdeki alışveriş listeme göz atıyorum…

Alınacaklar içine  bolca güneş ışığı, dostlarla kahve sohbetleri, sinema seansları, bolca mutluluk eklemişim.

Sahi nereden alınabilir bunlar??

Gece sahura kalkmak hep keyifli gelmiştir, davulcunun tokmağı davula her vuruşunda bir mistizm, bir gizem, bir ahenk bulurum ben.

Gecenin o saatlerinde fokurdayan çayın buğusu ve demi, pidenin sıcaklığı, şükretmenin bereketi mutlu kılar beni.

Yemekten sonra içtiğim bir Türk kahvesi, sigaramın dumanı, dilimde Nilüfer'den İntizar melodisi, telefonumda Simyacı ile son İzmir gezisi fotoğrafları ile beklerim sabah ezanını.

Huzur ve bereket dilerim herkes için.

Aklımdaki düşüncelerde ise, bu pandemi günlerinde işsiz kalan babalar, akşama ne pişirsem kaygısı ile yaşayan kadınlar, boş gözlerle bakan polis, ılık esintisiyle geceyi karşılayan rüzgar, pide kuyruğundaki insanlar, mutsuz suretler..

Şimdilerde ne kadar Ramazan tadında yaşanmasa da, mutfakta iftira gelecek konuklara yemek hazırlamanın tatlı telaşı olmasa da,cami minarelerinden mahyalar gözükmese de, kapımızı çalan o gür sesiyle mani söyleyen davulcular olmasa da, geleneksel tadımız güllaç'larimiz güllü aş olarak lezzetinden çok şey yitirse de, ev yapımı o güzelim şerbetlerimiz sofrada ki yerini gazozlara bıraksa da,...siz yine de bırakmayın o güzelim gelenekleri..

İnsan bir noktadan sonra herkese yetişip kendine geç kaldığında anlıyor ki "Hayat" dediğimiz şey iki ezan arası nefesmiş.

Sofralarınız bereketli

Ramazanınız kutlu olsun....

  Bu yazı 3873 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARŞİVİ
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI