NAZAN BOZAN
  14-07-2021 23:24:00

La tahzen... (Üzülme)

Ne olursan ol yine gel... demişti...

Bir pazar sabahı Eskişehir'den kalkan hızlı trende buluyorum kendimi. 9 yıldır gitmemiş, o manevi doyumu, mistik havayı soluyamamıştım.

İlk kez ailemle yaptığımız bir Konya gezisinde öğrenmiştim Mevlana'yı.

O yıllarda tek bildiğim ve anımsadığım Bursa'ya dönerken aldığımız birbirinden güzel hediyeliklerin hepsinde sema yapan bir Semazen figürü vardı. Yıllar geçti Mevlana bende bir din bilgini olarak kaldı.

Taaaa ki....

2009 yılında Elif Şafak'in Aşk kitabını okuyana kadar..

O kitapta Şems-i Tebrizi tanıdım, etkilendim, hayran oldum. Aşk'a düştüm...

İşte bu sabah yine o Aşk ile yola düştüm.

Eskişehir'den hızlı trenle iki saat onbeş dakikada ulaştığımız bu şehir ulaşımdaki kolaylığı ile bizi gardan  onbeş dakika sonra Mevlana Müzesiyle buluşturdu.

Yıllar içinde sayısız kez ziyaret ettiğim Mevlana Müzesi’ne girmeden bu kez önce Şems-i Tebrizi Türbesini gezmek istiyorum.

Her Konya ziyaretimde hep önüme gelen aksilikler nedeniyle göremediğim bu cami - türbe karışımını ziyaret etmek istiyorum.

Bu kez şanslıyım müze açık ve ben ilk kez göreceğim için heyecanlıyım.

Taksiden indiğimiz gibi tabelaları takip ediyoruz.

Sabah sabah başlayan yolculuğumuzda bu sıcakta müze aramak Simyacı'ya sinir bozucu gelse de bir yandan söyleniyor bir yandan da bir an önce ziyareti tamamlayabilmemiz adına bir Navigasyon edasıyla yön buluyor, hızla hareket ediyor ve kendimizi bir anda türbenin içinde buluyoruz.

Veee.. Koskocaman bir hayal kırıklığı içinde buluyorum kendimi.

Hayranı olduğum bu din bilginine reva görülen böylesi terk edilmiş görüntüde ki cami türbe  karışımı olmamalı diye geçiyor içimden. 

Büyük bir heyecanla geldiğim türbeden aynı büyüklükte bir hayal kırıklığı ile ayrılıyorum.

Bir süre hiç konuşmak istemiyor canım.

Suskunluğu bozan Simyacı oluyor. "Hadi şimdi Mevlana Müzesine geçelim, sonra bakarız ne yapacağımıza diyor.

Hızla uzaklaşıyoruz bu büyük bilgeye ait sevimsiz mekandan. Yüreğimde kocaman bir acı.

Mevlana Celaleddin Rumi'ye ait müzede ne yazık ki çevre düzenlemeleri nedeniyle insana sıcak gelmeyen bir görüntü ile karşılıyor bizi.

Pandemi nedeniyle bir çok bölümü kapalı olduğu için görsel bir şölenden uzak buluyorum kendimi.

Artık bahçeye girdiğinizde insanı büyüleyen, bambaşka bir ruhaniyete sürükleyen o muhteşem Ney sesi de yok. Müze kapısında ellerimize tutuşturulan galoşları ayakkabılarımızın üstüne giyip içeriye giriyoruz. Bu bende bir şaşkınlık daha yaratıyor çünkü daha önceleri buraya herhangi bir müze gibi giremezdiniz.

Girdiğiniz mekâna bir saygı duyar, gürültü etmez, paldır küldür içeriye dalmaz huzur bulur, huzur alırdınız.

Ne çabuk tüketiyoruz bize bırakılan emanetleri.

Ne zaman bu kadar hızla tüketir olduk tüm güzellikleri.

Mesneviyi okuyanlar bilirler bu ölümsüz eserin ilk kelimesi "Bişnevi"dir. "Dinle" der...

Mevlana benim için huzur demekti...

Gülistan'a girdiğim de Ney'den gelen nağmeleri ile...

 

Hoşgörü demekti...

"Kusur bulmak için bakma birine

Bulmak için bakarsan bulursun

Kusuru örtmeyi marifet edin kendine

O zaman kusursuz olursun" sözleriyle

 

Umut demekti....

Üzülme Can.! Doğruysan zarar gördüm deme.

Bil ki iyiler mutlaka kazanır deyişiyle..

 

Bilgelik demekti...

Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur

Düşmem dersin düşersin

Şaşmam dersin şaşırsın

Öldüm der, durur

Yine de yaşarsın..

 

Aşk demekti...

"Ya al götür geri kalanını

Ya da gel tamamla eksik kalan yanımı"

 

İnsanlık demekti....

"Sütten çıkınca bütün kaşıklar aktır

Önemli olan içinden çıktığın sütü ak bırakmaktır"

 

Dua demekti...

"Çalınan her kapı hemen açılsaydı

Ümidin, Sabrın ve isteğin derecesi anlaşılmazdı"

 

Bişnevi...

Dinle....

Bu kadar büyük bir din bilgini dinle diye başlıyorsa Mesnevi'ye sadece ruhumun ritmini dinlemek istiyorum şu anda.

Elbet mekanları ile ilgili tamamlamalar, restorasyonlar yapılacaktır.

Elli binden fazla dizeye sahip bir şair din bilgini kendine "Suskun" diyorsa "Bişnevi"

Dinle diyorsa...

"Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil

Ne zaman bilemem

Yeter ki o kapı da durmayı bil"

Efsane sözleri ile, hoşgörü ve barışın sembolü bu iki din bilginine sonsuz saygı ve rahmetle.

 

Yine Mevlana'dan güzel bir beyitle noktalayacağım suskunluğu seçip

"Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim ol..

Bırak hayat sana rağmen değil seninle birlikte aksın.

Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme.

Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha güzel olmayacağını"

  Bu yazı 3802 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARŞİVİ
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI