NAZAN BOZAN
Sabah sosyal medya hesabımı açmış, paylaşımlara bakıyorum.
Telefonumun ekranına, bir arkadaşımın 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı site sakinleri ile havuz başında kutlamaları geliyor. Büyük bir coşkuyla yaş grubu 50-70 arasında olduğunu düşündüğüm çiftler Berkant'in Samanyolu parçası eşliğinde dans ediyorlar.
Balkonlarda asılı Türk Bayrakları görüntüsüyle düğünümsü bir kutlama havası estiriyor.
Samanyolu....
Anne ve Babamın düğün müzikleriymiş.
4 gün önce ölüm yıldönümü olan annem çocuksu bir masumiyet ile Gemlik Suni İpek Fabrikasının bahçesinde düzenlenen düğün merasimini anlatırken "O gece müthiş güzel bir ay vardı, denizin üzerine vuran görüntüsü, yakamoz ve Samanyolu parçası eşliğinde girdik biz piste" der bir masal tadında anlatırdı yaşadıklarını.
Büyük bir hayranlıkla annemi dinler o zamanlar "kır düğünü" kavramı olmadığı için bir yanı deniz olan bu koca bahçedeki masalsı düğünü hayal etmeye çalışırdım.
"Bir şarkısın sen,
Ömür boyu sürecek
Dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek...."
O zamanlar masallar mı gerçekti, ya da ben mi bir masaldaydım bilinmez, ancak herşey anne ve babamın düğün merasimlerini anlattıkları o anlarda ki gibi büyülü ve eşsiz güzellikteydi.
Annem nasıl tanıştıklarını, nasıl evlendiklerini soran arkadaşlarına, hiç usanmadan o güzel yolculuğu tüm ayrıntıları ile anlatır, anlatımın sonunda da ‘Berkant'ın Samanyolu parçası eşliğinde sahneye çıktık’ der ve babam da usul usul parçayı mırıldanır, birbirlerine sevgiyle bakarlar, ben de bu bakışları yakalar, mutlu olur masalın içinde yaşamaya devam ederdim.
Sahi ne güzel ne mutlu yıllardı o yıllar!
Evlilikler şimdiki gibi sabun köpüğü havasında başlayıp bitmez, sonsuz bir saygı ve sevgi çerçevesinde yaşanılıp giderdi.
Anne ve babam maliyede memurdular.
Hafta sonları her ikisinin de çalışma arkadaşlarıyla bir araya gelinir, uzun ve keyifli sohbetler yapılır, fotoğraf albümleri çıkarılır anılara yolculuk edilir, biz çocuklar bize gösterilen odada oyun oynar- ki bu genellikle ev sahiplerinin çocuğunun odası olur - çocuk kaprisi, kavgası bilmez, kavga etmez, büyükleri rahatsız etmezdik.
Hemen hemen tüm ailelerin evleri, yaşam şekilleri, saygı, sevgi ve özverileri aynı olur ego savaşlarına girilmez, ailecek gidilecek tatiller, izlenecek konserler, seyredilecek filmlere birlikte karar verilir birlik ve beraberlik duyguları en üst düzeyde yaşanırdı.
Gerçekten yaşam mutlu bir şarkıydı ve ömür boyu süreceğine inanılırdı.
Ne eşler arasında "ayrılık" yaşanırdı ne de toplumsal ayrılık bilinirdi.
Bir peri masalının 3 Ağustos gecesi olan düğününü yıllar boyu anlatan annem Berkant'ın parçasını öyle içten benimsemişti ki, gerçekten ömür boyu sürdü evlilikleri.
3 Ağustos gecesini anlatmaktan, anılarını yaşamaktan bıkmayan annem yine yıllar sonra bir Ağustos günü yaşama veda etti.
Yıllar önce toprağa verdiğimiz babamın yanına ömür boyu süren ve sonsuza dek sürecek bir yaşama yine babamla devam etti.
Şimdi düşünüyorum da; Yeni nesil, ömür boyu süreceğine inandığımız evlilikler yaşıyor mu acaba, biri anlatırken masalını, diğeri mırıldanıyor mu sevdiceğinin gözlerine bakıp şarkılarını.
Her türlü güçlükte el ele yol almayı becerebiliyorlar mı?? Hayatı bir yarış parkuru değil de bir tiyatro sahnesi gibi görüp rollerini en mükemmel şekilde oynayabiliyorlar mi??
Babamın çabuk öfkelenen yapısına inat annemin o ölümcül sakinliğiyle hayatı dengelemeye başarabiliyorlar mi??
Annemin naifliğini, ağırlığını bir eksiklik, bir kusur olarak görmeyen babam gibi hayatı sırtlanabiliyorlar mı?
Bunca yıldan ve yaşanmışlıktan sonra görüyorum ki hayat bize istediğimiz değil ihtiyacımız olan insanı veriyor.
Öğrenmemiz, gelişmemiz , dönüşmemiz için.
Biz olmayı becerebilip, dengeye geldiğimiz de yaşam bir peri masalı olup anlatılıyor yoksa ne kadar eş, sevgili değiştirirseniz değiştirin dengeyi sağlamadıkça o anlatılacak masalın kahramanı olamıyorsunuz…
Hep geçmişi yaşadığınızı düşünüyorsunuz.
Bana yaşam koçluğu için gelen danışmanlarım" oyuncu değişikliği yaptım ama senaryo aynı" diye dert yanıyorlar.
Bugün vefat haberini aldığımız sevgili Ferhan Şensoy'un bir sözü geliyor aklıma.
Biz toplumca kızdığımız zaman "Sen kimsin ulan" diye sorarız oysa sorunun yanıtı "Ben kimim ulan?" sorusunda..
Doğru insanı bulmak doğru insan olmaktan geçiyor...
Yaşam "Bir şarkısın sen / Ömür boyu sürecek" diyeceğiniz kişiye çıkarsın yolunuzu..
Anne ve Babamın anısına saygıyla...
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|