NAZAN BOZAN
“Bütün muhteşem hikayeler iki şekilde başlar” der Tolstoy...
“Ya bir insan yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir”
Onun hikayesi de 16 yıl önce Bursa Terminaline gelmesiyle başlıyor.
Yola çıkarken yanına aldığı 50 TL'nin 32 TL'sini Gaziantep - Bursa otobüs yolculuğu için harcıyor.
Bursa'ya geldiğinde cebinde yalnızca 18 TL ve hiç bilmediği, çok yabancısı olduğu bir şehir var. Hayalinde ise atadan beri aile işi kasaplıkta bir işe girip hayatını düzene koymak...
Gel gör ki yaşı küçük, şehir büyük. Ürküyor. Çalışıp başarılı olmaktan başka yapabileceği bir şey yok. Zaten o da çalışmaktan yılmıyor. Ama şehir büyük, şehir acımasız. Dört gün boyunca terminalde yatıp kalkıyor, kaybolma korkusuyla!
Sonra yol soruyor, nereye gitmeli, nereye başvurmalı…
Terminalde yol gösteriyor, hangi otobüs ile ulaşım sağlanacak anlatıyorlar.
Bursa'nın et sağlayıcılarının şehrin doğusunda Yıldırım / Gürsu'da olduğunu belirtiyorlar.
Yol ve başarı hikayesi de burada yazılmaya başlıyor.
İsabey Et Balık Kurumu'nda çalışıyor ilkin.
İyi niyetli, çalışkan ve İNSAN…
Bunu onun hikayesini dinlerken çok daha hissediyorsunuz, tanıdıkça seviyorsunuz.
İsabey'de 4 ay çalışıyor "of, aman" demeden. Bir gün Et Balık Kurumu'nda bir kasap sahibi geliyor, ineğini kesime bırakıyor o sırada kısacık bir sohbet geçiyor aralarında.
Beşevler'de kasap dükkanı olan bu işletmeci işyerini devredeceğinden bahsediyor.
Talip oluyor, anlaşıyorlar.
Borca giriyor. İlk iş yeri, mekanı burası oluyor. Çalışıp öderim deyip işe başlıyor. Pandemiye kadar bu şekilde devam eden dükkan pandemi dönemi girmeden içine yaptırılan odun fırınıyla yeni bir konsepte açıyor hizmeti.
Amaç müşteriye değişik hizmet seçenekleri sunmak. Çiğ et fiyatına pişirilmiş et seçeneklerini çok tutuyor müşteri. Pandemi ile birlikte sebzeli kebap seçenekleri giriyor devreye. Yalnızca yan komşusu manavdan aldığı sebzelerinde fiyatlarını ekleyerek, kâr amacı gütmeksizin.
Böylece Bursa'nın ilk fırınlı kasabı olarak işe başlıyor. Kasap olarak bilgisi, deneyimi sınırsız. Gönlü zengin. Müşteriler çok tutuyor bu genç adamı. Potansiyel arttıkça yandaki telefoncuyu devir alıyor. Hep iyi niyetli, hep saygılı, hep samimi. İşler iyice yoğunluk kazanıyor yetmiyor bu küçük dükkan.
İkinci şube İhsaniye'de nikah dairesi girişinde açılıyor. Diğer köşede yine bir Bursa gururu Köfteci Yusuf var. İki aynı sektör, yan yana işletmeci. Konunun burasında öyle içten öyle güzel anlatıyor ki onun ağzından yazmak istiyorum. "Tuttuğumun üçüncü ya da dördüncü günüydü, elinde telefonla bir bey geldi" patronum sizinle görüşmek istiyor deyip telefonu uzattı.
Telefonda Köfteci Yusuf vardı, tanımam etmem, yüz yüze gelmişliğimiz yoktur, şaşırdım. Alo dediğim anda "Yunus kardeşim hayırlı uğurlu olsun, işlerim yoğun olduğu için gelemedim. Rabbim bereketlendirsin, bir eksiğin olursa hiç çekinmeden bizden al" deyip güzel dileklerini sunuyor.
Şaşırıyor, mutlu oluyor. Bir gün yemeğe koyacağı patates yetmiyor hemen komşusuna geçiyor, ona patatesleri verip ücret almadan uğurluyorlar.
Çok büyük esnaftır Yusuf Bey (ağabey) diyor. Güzel insanların yolu da güzel oluyor, buna eminim..
Efendim bendeniz Uludağ TV’de yaptığım yayın kapsamında üç gündür stüdyodan çıkıp 4. Gastronomi Festivali’ni çekmek için Merinos'tayım.
Bu muhteşem hikayenin kahramanı Yunus Vurucu ile aynı zamanda yazar kadrosunda olduğum Gastro Bursa'nın standında yan yanayız.
Akıl almaz bir kalabalıkla dolup taşan standını görünce bir kahve molası için soluklandığım yerimden kalkıp çadırın arkasına geçiyorum. Merakla izliyorum olan biteni.
İstisnasız her gelen ziyaretçiye yarım ekmek döner ikram ediyor ücretsiz.
Ne kadar devam edecek acaba diye bekliyorum. Hiç sıkılmadan, bıkmadan usanmadan güler yüzle, içten ikramları sürdürüyor. İnsanlar şaşkın, tedirgin, mutlu oluyor.
İşte o zaman tanışıyoruz Yunus Vurucu ile.
Şu meşhur Yunus Et kurucusu. O küçük dükkandan, bugün 4 büyük şubeye ulaşan ama güzel yüreğine hiç negatiflik taşımayan insan .
Neden yazdım tüm bunları??
Hikayesi olan başarıları seviyorum ben. Ailesinin sınırsız imkanlarıyla işletmeci olanın başarısı yavan geliyor bana.
Üstelik tüm başarılara imza attığı halde Terminal' de kaldığı o çaresiz geceleri hiç unutmayan, şimdi festivalin ilk günü çoluk çocuk genç yaşlı demeden her Bursalıya ücretsiz hizmet veren bu adamın hikayesini dinlerken çok zaman gözlerim doldu yalan yok.
Hep inandığım ve tekrarladığım bir söz vardır.
"Herkes kalbinin ekmeğini yer" diye
Sosyal sorumluluk projelerini de destekleyen bu gönlü güzel adama gönlü gibi bir hayat yolculuğu dileyerek ayrılıyorum yanından.
Dünya sizlerle güzel..
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|