NAZAN BOZAN
İki gün önce, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü geliyor, güzel, umut dolu bir yazı yazmalıyım, hem kendimi, hem de ülkemizin cennet ayakları altında olan kadınlarımıza ses, nefes olmalıyım diye düşünürken.... İçimdeki dışa yansıyamadı. Maalesef sabah gözlerimi, boşanmak üzere olduğu eşi tarafından, 14 yaşındaki kızının gözü önünde katledilen kadının ve feryat figan annesine sarılmak için uğraşan o sırada sokaktan geçen vatandaşlar tarafından adeta korku filmi sahnesinden çekilerek, yerlerde süründürülerek uzaklaştırılmaya çalışan kızın amatör kamera görüntüleriyle başlıyorum yeni güne...
Oysa henüz yataktan bile kalkmamışken. Hani hemen uyandığım gibi kalkmayayım, kendimi şımartayım, motive olayım gibi afilli cümleler kurmamışken…
Artık ruh sağlığımızı korumak için haberlerden, sosyal medyadan, sokaklardan, insanlardan uzak durmamız gerekiyor sanırım da....
İşte tam da bu noktada sevgili Yıldız Tilbe'nin sesi yankılanıyor kulaklarımda. "Hepinizden nefret ediyorum ama tek başına da canım sıkılıyor" Diyor ya... Hahh tam da o noktadayım.
Tamam haber izleme, gazeteyi eline bile alma, sosyal medyadan uzak dur ama bir şekilde önüne düşüyor her gün en az üç beş kadına şiddet haberleri...
Üstelik bendeniz bir TV kanalında yapımcıyım.
Haftada iki gün canlı yayın hazırlıyor ve sunuyorum. Gündemden uzak bir medyacı olur mu?
Ve nasıl....?
Hadi TV’yi yıllardır hayatımdan çıkardım. Her gün yaşanılan o abuklukları, kadın kuşağı programlarında normalleştiril, uzaktan görseniz ne tatlı teyze deyip elini öpeceğiniz kadınlar için birbiriyle yarışan, yedi - sekiz erkeğin "Nooolur beni al, yedi değil yetmiş yedi erkekle bile birlikte olsan Seni Seviyorum Fadime eeee" diye yalvaran ülkem erkeklerinden sonra "Aklıma mukayyet ol Yarabbi" deyip kapattığımın her yıl dönümünü kutluyorum neredeyse.
Dizileri de fettan kadın, mafya erkeği tiplerine bıraktığımızdan beri "Ya benimsin ya toprağın" naralarından sıkılıp, Teksas filmlerinde bile bu kadar silah çekildiğini görmediğinden olsa gerek!
TV'de geriye bir reklam kulağı kalıyor ki, onun için de TV açılmaz deyip her gece o konser senin bu tiyatro benim gezip, eve külkedisi formatında girdiğimden bu yana pek bir genel kültürü gelişmiş, habire kitap okumaktan "Kim Milyoner Olmak İster" deki tüm edebiyat/kültür, sanat sorularını paso geçecek kıvamım nedeniyle iki laf edecek arkadaş da bulamadığımdan olsa gerek, sessiz sedasız olanları izliyorum köşemde.
Zaten öyle pek ses çıkarılacak zaman da değil gibi, müziğin giriş notası yanlış oldu diye cana kırılırken, hiç mi güzel bir şey olmaz bu ülkede diye sitem ederken...
Bugün Ayşe Arman instagram hesabından Sertap Erener'in yarın tüm Türkiye'de yankılanacak olan Sezen Aksu'nun yazdığı, Sertap Erener ve 7 kadın sanatçının el ele verip eşlik ettikleri, birbirlerinin yanında, cesurca, duyarlılıkla, yetenekleriyle durdukları. "TUZ" parçasının haberini okuduğumdan beri pek bir umut doluyum.
Sanırım dip görülmeden, kadınlar el ele vermeden yol alabilmek mümkün olmuyor.
"Bu şarkı hepimize gelsin" diyor Sertap.
Şu an kendini çaresiz, bir başına hisseden kadınlara yalnız olmadıklarını hatırlatsın. Paylaşarak, büyüyelim. İyileşelim, çoğalalım " diye sesleniyor.
Bunca karanlık tablonun içinde müzik bizi iyileştirecek biliyorum.
Yarın (siz okuduğunuzda bugün) Canlı yayın konuğum Bursa sahnelerinin, naif, hümanist sesi, iyi bir eş, baba, sanatçı yönleriyle ön plana çıkan Ege Emektar olacak. Rimoterapi yani müziğin insan psikolojisi üzerindeki iyileştirici etkisi üzerine çalışmaları olan sevgili Ege ile ruhlarımızı yenilemeye geliyoruz.
Kök salmaya, iyileştirmeye, birlikte büyümeye.
BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ...
Günümüz kutlu olsun!

| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|