NAZAN BOZAN
Bir film düşünün ki, size geç kalınmışlığınızı düşündürsün.
Neden bunca zaman izlemediğinizi sorgulatsın, bir çok gerçekle yüzleştirsin, bittiğinde gözyaşlarınızla buluştursun.
Ama en önemlisi şükrettirsin yaşadığınız her an için!
Hayatınızda olan sizi siz yapan yaşam savaşınızda sizinle cepheye inen, yanınızda yürüyen, yolda bulduklarınız , üç beş adım sonrası ayrıldıklarınız, sevdiklerimiz, mış gibilerimiz, yargılandıklarımız, gerçek yüzleri ile henüz tanışamadıklarımız, kalabalıklarımız.....
Simya'cı "sen bu filmi izledin mi" diyene kadar habersizdim filmden, mutfakta kahvaltı bulaşıklarını makineye yerleştirmekle meşguldüm.
O ise yeni aldığım ama hâlâ kullanmasını tam olarak beceremediğim televizyonumu çözümlemekle meşguldü.
Film izlemek mi????!!
Hayır! Şu anda istediğim bir şey değildi.
Bir an önce toparlanıp dışarı çıkmak istiyorum ben.
Dışarısı müthiş güneşli güzel bir gündü ve beni kışkırtıcı bir şekilde davet ediyordu, bir an önce çıkmak için.. “Hızlı hızlı bulaşıkları makinaya yerleştir Nazan" dedi iç sesim. Kırar mıyım kendimi...
Bir sesleniş daha "Yeşil Yol'u izledin mi canım sen???"
Hayır..... Kocaman bir Hayır... Sabah kahvelerimizi içelim ve çıkalım evden Simyacı.
Film açılmış, "gel bunu izle" diyor. El mahkum. Sen her hafta sonu benim için onca yoldan gel, pazar sabahı seni oyalamak için TV' nin kumandasını eline vereyim, kullanım kılavuzunu kucağına bırakayım, avucuna flash bellek sıkıştırayım" Canımmm ben bu TV yi yeni aldım ve henüz çözemedim” diyeyim, sen TV nin bütün fonksiyonları çöz, flash belleği tak, filmi aç "gel bunu izleyelim" de ben izlemeyeyimm.
İzlemiş bile olsam senin için tekrar izlerim diyemedim. Uslu bir kız çocuğu edasıyla filmi izlemeye başladım ..
İlk 10 dk mın sonrasında filmin içindeydim ben."Yesil yol"u böyle başladım ben izlemeye
Film 1935 yılında sadece idam mahkumlarının kaldığı bir hapishanede geçiyor. Bir gün hapishaneye Johnn Coffey adında bir mahkum gelir, devasa cüssesine rağmen sakin, mucizevi yönleri olan bu adamın hapishane serüveni ve idama kadar orada geçen olayları izlersiniz filmde...
Ama benim gibi ruhunuzu bir anda filmin içinde bulursanız ; o film siz olursunuz.. Tanımadan yargılandıklarımız, mahkum ettiklerimiz, hayatın sadece görebildiğimiz olmadığı, güçlerimiz , çaresizliklerimiz, kanayan yanlarımız, kanattıklarımız...
Her gün hayat koşuşturmasında kaçırdıklarımız, ıskaladıklarımız... Güzel bildiğimiz çirkinler... Kötü bildiğimiz iyiler...
Bu filmi benim gibi ıskalamış , kaçırmış olanlar için tavsiyem lütfen izleyin..
Yürüdüğümüz hayat yolculuğunda kimleri nelerle yargıladığınızla ya da gerçek değerini ona hissettiremediklerinizle yüzleşin.
Sonra gidin herkese hakkını teslim edin.
Kendinizle barışın , kendinize sarılın şükredin..
Ben öyle yaptım film boyunca.
Bitince mi???
Simyacı' nın elinden tuttum çıktım sokağa, ömür boyu yürümek için..
Herşey için zaman varken vazgeçmeyin yaşamaktan.
Güzel bir hafta başladı, tüm yüklerimizden kurtulun, idam edin size ağır gelenleri ve teşekkür edin yanınızda olanlara
Birlikte attığınız her adım için....
Mutlu geçsin yeni haftanız...
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|