TÜRKAN POLAT
Bugün ekranı açtığımda, sosyal medyada karşılaştığım manzara içime çöken bir acıyı, öfkeyi ve derin bir çaresizliği yeniden hatırlattı.
Henüz hayatın başındaki gençlerin adı artık başarıyla, umutla değil; şiddetle, öfkeyle ve vahşetle anılıyor.
Ve hepimizin dilinde aynı soru:
“Suçlu kim?”
Ama asıl sormamız gereken şu değil mi?
“Gerçekten tek bir suçlu mu var?”
Birini işaret etmek kolay.
Asıl zor olan, aynayı kendimize çevirmek.
Çünkü biliyoruz ki bugün yaşananlar; yılların biriktirdiği, ertelenmiş sorumlulukların, görmezden gelinen kırgınlıkların bir sonucu.
Bir zamanlar hayatın içinde bir anlam vardı.
Şarkılar sadece eğlendirmez, düşündürürdü.
Sanat, edebiyat, müzik bize yol gösterirdi.
İnsana “Ben nerede yanlış yapıyorum?” sorusunu sordururdu.
Bugün ise bambaşka bir yerdeyiz.
Her şeyin hızla tüketildiği bir çağdayız.
Duyguların yüzeyselleştiği, değerlerin aşındığı bir zaman dilimindeyiz.
Ve ne yazık ki, “Her şey para, her şey mal mülk” anlayışı hayatın merkezine yerleşmiş durumda.
Peki böyle bir ortamda büyüyen çocuk ne görür?
Neyi öğrenir?
Kime özenir?
Sevginin yerini çıkar alırsa,
sabrın yerini öfke doldurursa,
o genç yönünü nerede bulacak?
Ailelerde sevgi yok diyemeyiz. Var.
Ama çoğu zaman ya sınır yok…
Ya da sınır var, anlayış yok.
Bazen çocukların hatalarını görüyoruz, susuyoruz.
Bazen erteliyoruz.
Bazen de “Bana dokunmuyor” diyerek görmezden geliyoruz.
Sonra tekrar soruyoruz:
“Suçlu kim?”
Oysa cevap vermekten kaçındığımız başka bir soru daha var:
“Biz nerede yanlış yaptık?”
Çocuklarımızı dinlemeyi unuttuk.
Onları sosyal medyanın akışına bıraktık.
Başarıyı öğrettik ama vicdanı yeterince hatırlatmadık.
Nasıl iyi bir insan olunacağını göstermek yerine, nasıl başarılı olunacağını anlattık.
Kısacası; karakterlerini ihmal ettik.
Artık “Suçlu kim?” diye sormayı bırakıp,
“Ben neyi değiştirebilirim?” demenin zamanı.
Çünkü değişim, başkasını suçlayarak değil,
kendimize dönerek başlar.
Belki ailede sevgi var…
Ama sınır yok.
Belki sınır var…
Ama anlayış yok.
Ve unutmayalım:
Hayat sadece para, mal ve mülkten ibaret değil.
O halde soruyu değiştirelim.
Ve cevabı kendimizde arayalım.
“Ben neyi değiştirebilirim?”
İşte her şey, tam da o anda başlar.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|