TÜRKAN POLAT
  29-07-2026 22:27:00

Doğa ve İnsan

28 Temmuz Dünya Doğayı Koruma Günü, yalnızca takvimlerde yer alan özel bir gün değil; insanlığın doğaya karşı sorumluluğunu yeniden hatırlaması gereken önemli bir farkındalık günüdür.

Bugün dünyanın dört bir yanında kavurucu sıcaklar, orman yangınları, sel felaketleri, yıkıcı fırtınalar, mevsimsiz yağan dolular ve giderek büyüyen kuraklıkla karşı karşıyayız. Televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında her gün yeni bir doğa felaketinin acısını izliyoruz.

Peki, hiç durup düşündük mü?

Bu felaketlerin gerçek sorumlusu kim?

Doğa, insanın hoyratça tükettiği kaynakların, kesilen ormanların, kirletilen denizlerin ve umursamazca kirletilen çevrenin bedelini sessizce ödemiyor; artık güçlü bir şekilde uyarıyor. Aslında doğa intikam almıyor, yalnızca bozulan dengesini yeniden kurmaya çalışıyor.

Oysa çözüm yine bizim elimizde. Suyu israf etmemek, bir ağacı korumak, toprağa sahip çıkmak, geri dönüşümü desteklemek ve doğayla uyum içinde yaşamak... Bunların her biri küçük gibi görünse de geleceğe bırakılan büyük birer yatırımdır.

Unutmamalıyız ki her bilinçli tercih, daha yaşanabilir bir dünya için atılmış değerli bir adımdır. Çünkü doğayı korumak, yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın yarınlarını da korumaktır.

Bugün kendimize şu soruyu sormalıyız: Bizden sonraki nesillere nasıl bir dünya bırakacağız? Betonların gölgesinde nefes alamayan bir yaşam mı, yoksa kuş seslerinin yankılandığı, ormanların yeşerdiği, suların özgürce aktığı bir dünya mı?

Unutmayalım; doğa bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç alındı. Ona sahip çıkmak bir tercih değil, insanlık görevidir. Bugün bir fidan diken, bir damla suyu koruyan, bir ağacı yaşatan herkes; aslında geleceği yeşerten isimsiz bir kahramandır. Çünkü doğa yok olursa, insanın da yarını olmayacaktır.

  Bu yazı 882 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI