TÜRKAN POLAT
Sözlerime, büyük şairimiz Nâzım Hikmet’in şu dizeleriyle başlamak istiyorum:
“Yine bir kış daha geçireceğiz… Öfkemizin içinde… Ve ümitlerimizin ateşinde ısınarak…”
Zaman durmadan akıp gidiyor.
Yıllar yılları, aylar ayları, günler günleri kovalıyor.
Mevsimler değişiyor, yapraklar sararıp dökülüyor, hayat kendi yolunda ilerliyor.
Peki, biz bu geçen zamanın içinde neleri biriktiriyoruz?
Kırgınlıkları mı, öfkeleri mi, yoksa sevgiyi, dostluğu ve güzel anıları mı?
Dilerim hayatımızın hiçbir mevsiminde kavgalara, gürültülere, kazalara ve huzurumuzu bozan olaylara yer olmasın.
Her mevsim sevginin sıcaklığıyla, dostluğun, kardeşliğin ve inancın gücüyle dolsun.
Etrafımızda kıymet bilen insanlar olsun. Hâlimizi anlayan, hatırımızı soran, bir “Nasılsın, iyi misin?” diyerek gönlümüze dokunan dostlarımız eksik olmasın.
Çünkü bazen bir insanın içini ısıtmak için büyük sözlere değil, samimi bir merhaba ve içten bir gülümsemeye ihtiyaç vardır.
Bugün, Dünya Kız Çocukları Günü olduğunu da hatırlayalım. Aslında her günün, her yaşamın ve her çocuğun ayrı bir anlamı olmalı. Çocuklarımıza sevgiyle yaklaşalım ki gelecek onların ellerinde filizlensin.
Ektiğimiz her tohumun bir anlamı, söylediğimiz her sözün bir karşılığı olsun. Bıraktığımız izler; sevginin, dostluğun, iyiliğin ve güzel niyetlerin izleri olsun.
Unutmayalım ki ne ekersek onu biçeriz. Çocuklarımıza bugün sevgiyi, saygıyı, merhameti ve hoşgörüyü öğretirsek yarının dünyasında bunların meyvelerini toplarız.
Elbette kötülüklere karşı bir set çekmeliyiz. Ancak bu set, insanları birbirinden ayıran kalın ve aşılmaz bir duvar olmamalı.
İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmayı öğreten; örf ve adetlerimizi, geleneklerimizi, insani değerlerimizi koruyan bir sınır olarak kalmalı. Çünkü insanı insan yapan, yalnızca söyledikleri değil, yaşattığı değerlerdir.
Ve evet… Önümüzde yeni bir mevsim var. Sonbaharın hüznünden geçerek kışa doğru ilerliyoruz. Dilerim yaklaşan kış, yüreğimizdeki sevgi ateşiyle ısındığımız; huzurun, mutluluğun ve dostluğun eksik olmadığı bir mevsim olsun.
Hoş geldin hazan!
Dilerim kötülükler, sararıp dalından kopan yapraklar gibi hayatımızdan akıp gitsin. Yerine, bembeyaz kar taneleri gibi tertemiz duygular, yeni umutlar ve güzel başlangıçlar gelsin.
Çünkü hayat, takvim yapraklarının eksilmesinden ibaret değildir. Asıl mesele, geçen zamanın içinde kaç gönüle dokunduğumuz, kaç insanın yüzünü güldürdüğümüz ve geride nasıl bir iz bıraktığımızdır.
Yıllar geçer, mevsimler değişir; ama sevgiyle dokunulan gönüllerde iyilik hiç solmaz.
Dileğim odur ki yeni mevsim, hepimize huzur, sağlık, mutluluk ve tertemiz umutlar getirsin. Kalplerimiz sevgiyle, sofralarımız bereketle, çevremiz gerçek dostlarla dolsun.
Sevgiyle kalın, iyilikle yaşayın…