Başkan Bozan Kadın Cezaevlerini ziyaret etti…

Duyarlılığı ve hizmet aşkıyla tanınan, Toplumsal Gelişim Dernekleri’nden Bursa İpek Lions Kulübü Derneği Başkanı Nazan Bozan, önce Bursa’daki sonra da Yenişehir’de bulunan Kadın Cezaevi’ni ziyaret etti. Ziyaretin kendini derinden etkilediğini söyleyen Bozan “Yeri geldi insanlığımdan, hatta kadınlığımdan utandım…” diyerek derin duygularını bshaberler okuyucularıyla paylaştı.
 Tarih: 22-08-2020 22:30:13   Güncelleme: 22-08-2020 23:14:13
Başkan Bozan Kadın Cezaevlerini ziyaret etti…

“Sebep olduğum gülümseme, beni dünyanın en mutlu insanı kılıyor..!” Nazan Bozan

 

Duyarlılığı ve hizmet aşkıyla tanınan, Toplumsal Gelişim Dernekleri’nden Bursa İpek Lions Kulübü Derneği Başkanı Nazan Bozan, önce Bursa’daki sonra da Yenişehir’de bulunan Kadın Cezaevi’ni ziyaret etti. Ziyaretin kendini derinden etkilediğini söyleyen Bozan “Yeri geldi insanlığımdan, hatta kadınlığımdan utandım…” diyerek derin duygularını bshaberler okuyucularıyla paylaştı.

 

 

Sevinç Çelebi / Özel Röportaj

 

Bilmeyenler için tekrar sorayım. Nazan Bozan Kimdir?

Bursa doğumlu, bir kız çocuğu annesi ve artık bir de torun sahibi bir kadınım. Uzun zamandır gayri menkul işi yapan, son iki yıldır da Bursa’da İpek Lions Kulübü Başkanıyım.

 

 

Daha önce de sizlerle röportaj yapmıştık. Ancak bu kez konumuz Kadın hatta çocukların da bulunduğu cezaevi ziyaretleriniz. Dile kolay olmayacak biliyorum, ancak yine de gördüklerinizi ve yaşadıklarınızı bize anlatır mısınız…?

 

Tabii… Bugün burada sizinle ikinci kez, Bursa İpek Lions Kulübü Başkanlığı kimliğinizle buluştuk. İnşallah bu karşılaşmalarımız son olmayacak… Herkes gibi tüm dünyayı esir alan coronavirüs bizi de etkiledi. Bu süreçte çok istememize rağmen biz de çok verimli olamadık ve arzu ettiğimiz hizmeti veremedik. Ancak yine de geçtiğimiz bayram basından da çok destek gören E tipi kapalı cezaevi ziyaretimizi gerçekleştirmeyi başardık. Bu bayramda Yenişehir Kadın Cezaevini ziyaret ettik.

 

 

MİNİK BİR SESLE İRKİLDİM

Yıllar öncesi bir 23 Nisan’da, Türkiye’de yeni yurtdışından gelen çocukları ağırladığımız dönemlerde, yağmurlu bir günde kutlamaları izlerken, sokaktan geçen bir simitçinin o minicik sesiyle irkilmiştim. Cama gidip baktığımda gördüğüm manzara beni derinden etkilemiş ve bir anda bir çok şeyi sorgulamama neden olmuştu… Bir yandan dışarıdaki çocuklar bayram kutlarken diğer yandan başka bir çocuğun yağan yağmurda ıslanarak simit satmasını görmek beni fazlasıyla yaralamıştı…

 

O gün aklımdan geçen tek şey “Eğer Bayramlar herkes tarafından kutlanamıyorsa o zaman Bayramlar Bayram değildir!” oldu…

 

 

KADINLAR VE ÇOCUKLAR HEP ÖNCELİĞİM OLDU

 

İlerleyen zamanlarda Tunç Başaran’ın “Uçurtmayı Vurmasınlar”da Nursel İdiz’in oynadığı ve İnci tiplemesini canlandırdığı filminde bir siyasi mahkumun cezaevinde yetişen bir çocuğa annelik etmesi, yol göstermesi, onunla konuşması dikkatimi çekmişti ve de duygulandırmıştı. Özetle; Kadınlar ve Çocuklar hep önceliğim oldu…

 

 

Geçen bayram Bursa’daki ziyaretimizi yaparken 38 çocuk (mahkum) vardı. Bizlerde onlarla konuşma, ihtiyaçlarını karşılayabilme adına bu ziyareti gerçekleştirmiştik ama bayramların herkes için bayram olmadığını görünce sarsıldık ve bu bayramda Yenişehir Kadın Cezaevine gitmek istedik. Gittik te…

 

 

TÜRKİYE’DE KADIN OLMAK ÇOK ZOR!

 

Türkiye’de kadın olmak çok zor! Hele bu dönemlerde daha da zor… Kesinlikle konum siyasetin dışında ama altını çizmek istediğim bir konu var: Kadınlarımızı koruyamadığımız sürece geleceğimizi koruyamıyoruz. Net!

 

 

Çünkü; Günümüzde bir çok çocuk, gözü önünde babalarının annelerine uyguladığı psikolojik veya fiziksel şiddeti (dövülüyorlar, sövülüyorlar...) izliyor. Bu durumda bu çocuklar bir nevi anneleriyle aynı kaderi paylaşıyorlar ve de ne yazık ki onlar için sağlıklı bireyler olarak büyümek hayal kalıyor…

 

 

ÇOCUKLAR OYUNLAR OYNAMALI

 

Yenişehir Cezaevinde de 18 tane çocuk vardı ve bu çocukların hepsi 0-6 yaş grubuydu. Her akli selim insan iyi bilir ki cezaevi ortamları kesinlikle çocuklar için uygun ortam değildir! En başta oynama özgürlüğünden mahkumlar. Oyun oynamak her çocuğun gelişimi için çok önemlidir çünkü. Bu yüzden de bir nebze de olsa yalnız olmadıklarını hissettirmek, onlara dokunmak istedik ve bu ziyaretleri gerçekleştirdik… Ne kadar başarılı olabildik bilmiyorum, lakin pandemi günlerinde bizler evlerimize sığamazken, koca koca evler bir çoğumuza dar gelirken, o insanların orada unutulduğunu gördük.

 

KARŞILIKLI ÇOK MUTLU OLDUK

 

İhtiyaçlarını sorduğumuzda çok fazla ihtiyaçları olduğunu söylediler. Pandemi sürecinde çünkü cezaevlerine görüşler de yasaklandığından orada demir parmaklıklar ardında bulunan kadınların, çocukların hiçbir rutin ihtiyacı karşılanamamıştı. Yakınları gidememiş, ulaşımla ilgili zorluklar yaşanmıştı.

 

 

Bizim ziyaretimiz kesinlikle devede kulaktan ibaret olsa da, yine de biz bu ziyareti canı gönülden gerçekleştirdiğimiz için karşılıklı çok mutlu olduk. Bu sebeple cezaevleriyle ilgili çalışmalarım devam edecek Allah nasip ederse.

 

Çünkü yine pandemi süreci sebebiyle bizlerde de bazı aksamalar oldu. Görev teslimimizi yapamadık ve bir çok şeyi yarıda bırakmak zorunda kaldık. Ne yazık ki hala istediğimiz hizmeti veremiyoruz ama 30 Ekim’den sonra umarım her şey yoluna girer ve bizlerde daha rahat çalışırız ümidindeyim.

 

 

Tek duam var her birimizin adına! Rabbim kimsenin özgürlüğünü almasın. Hiçbir şey filimler de göründüğü gibi değilmiş.. Ziyaret edince ve konuşunca bunu da öğrendik…

Ancak en acısı; En azından bana göre; orada yatan kadın ve çocukların değil, toplumca suçlu olduğumuz düşüncesi…

 

 

Öyle hikayeler dinledim ki kadınlardan ve çocuklardan, zaman zaman kendi insanlığımdan, kadınlığımdan utandım

 

 

Bildiğim kadarıyla bir de kitap çalışmanız var?

 

Evet pandemi süreci, sanki kendimizi bulma veya keşfetme süreciydi ayrıca.. Zaten spiritüel bir yanım vardı ve bende bunu koçlukla birleştirmek istedim. Başkent üniversitesinden yaşam koçluğu eğitimi aldım. Evdeyken de biraz daha kolay oldu ders çalışmak. Her ikisini de birleştirdim ve şu an Yaşam Koçluğu yapıyorum.

 

 

‘ANAHTAR OLABİLMEK’ İÇİN KİTAP YAZMAYA BAŞLADIM

 

Spiritüel bilgiler üzerine de bir kitap yazıyorum. Ağırlıklı konum titreşimler, frekanslar, hayatta konuştuklarımızın, yaptıklarımızın, yediklerimizin bütün hayatımızı değiştirdiğini ne yazık ki bilmiyorduk. Bunun üzerine çalışmaya başladıkça, bu bilgilerden başkalarının da yararlanması, bir anahtar olması için kitap yazma kararı aldım. İnşallah Ekim ayı gibi kitabım bitmiş olacak.

 

 

Pandemi süreciyle ilgili bir şey söylemek ister misiniz? Kurallara pek çok kişi uymuyor…

 

KÜLLİ İRADENİN ÖNÜNE CÜZİ İRADE GEÇEMİYOR!

 

Ben tüm sosyalliğimin dışında dini inançları da çok kuvvetli bir kadınım. Külli iradenin önüne cüzi irade geçemiyor! Bunun  altına imzamı atarım. Demem o ki; Eğer hastalanacaksanız bunun önüne geçmeniz mümkün değil. Ama bu demek değil ki her şe oluruna bırakılmalı! Aksine, herkes önlemini almalı. Çünkü bedenimizden bizler sorumluyuz. Bu yüzden de önce kendine, sonra karşısındaki insanlara saygısı olan her birey  kurallara uymalı ve maskesini takmalı. Bu beden bizim bedenimiz dolayısıyla bizden başka hiç kimse koruyamaz onu.

Sözün özü; önce kendimize saygı duymalıyız ve sağlığımız için her şeyi yapmalıyız.

 

Etiketler
  Bu haber 32083 defa okunmuştur.   Kaynak: bshaberler
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER RÖPÖRTAJ Haberleri
HABER ARŞİVİ
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI